Salı, Ağustos 12, 2014

merak etme, idare ediyorum bir şekilde...

Ben o kadar üzüldüm ki…

Ağlayamadım aylarca. Yokluğun o kadar büyük ve sonsuz geldi ki, nefes alamadım. Konuşamadım işe yaramayan teselli cümleleri karşısında. Sanki ağzımı açsam içeri dolan havayla boğulacaktım. Tavana baktım hep, bir tek orada seninle göz göze gelmeyecektim, çünkü hiçbir yaşımda yukarıdan bakmamıştın bana.

O kadar üzüldüm ki ben…

Üzüldüğümü görürsen bir şekilde, sen de üzülürsün endişesiyle hafızasız geçirdim o günleri. Teselli edilemeyerek intikam aldım etraftan sanki. Kimsenin elinden bir şey gelmedi çünkü beni bir tek senin sarılman iyi edebilirdi. Ve sen yoktun işte, bir anda “yok” olmuştun. Bunu, önce anlamam sonra da kabul etmem gerekti.
Orada olduğu için hep şükrettiğim, devamlı ve koşulsuz sevildiğim sığınağım bir anda tuzla buz olmuştu. Çatısız kalmışım gibi, camlarım açık unutulmuş gibi, kapım kapanmıyor gibiydi, göğüs boşluğumda oluşmaya başlayan cereyan önlenemeyerek önce içimi üşütmeye sonra da dondurmaya başladı.
Kimse beni tam olarak anlamadı…

O kadar üzgündüm ki, yalnızlaştım iyice “iyiyim ben merak etmeyin” cübbesini giyerek. Görünmez oldum sandım ama işte apaçık ortadaydım ve yanına yaklaşılamaz durumdaydım. İyi tanıyanlar bir adım uzakta durdu; düşsem tutacaklardı, az bilenler yerli yersiz konuştu teselli edebilmek için. 
Ben, hayatın ortasında ayazda dımdızlak duruyordum oysa ki, kulağımda rüzgar sandığım bir uğultuyla;
Hayatmış o, oysa...

.
.
.

Doğum gününde anladım seni bir daha asla göremeyeceğimi.. Varlığını temsil eden o gün ilk kez sensiz olmak, sensizliğin sonsuz oluşunu idrak etmek sonunda.. Ağlamak gibi aciz ve edilgen bir eylemle gerçekleştirdiğim bu "kutlama"  ruhun şad olsun diye, beni duy diye, belki son bir kez yanıma gelebilirsin diyeydi.. gelemedin. 

Sen benim kalbimi ısıtan biriciktin... 

Güzel uyu.. Bundan sonra ne zaman rakı içsem hep senin için, okuduğum her dizede sen olacaksın, yardım ettiğim her insanda, yargılamadan anlamaya çalıştığım her olayda. Güzel ve geniş kalbini kendime en rahat yatak belliyorum uyumak için geceleri, aklımdan bir an olsun çıkmadığını bil istiyorum... bazen ağız dolusu gülüyorum mutlu olduğumu gör diye, merak etme idare ediyorum baba bir şekilde.

zynp

Salı, Temmuz 29, 2014

kalan..

uzaklaştıkça geride küçülmen, sadece mesafeyle ilgili değildi...

zynp

Pazar, Temmuz 06, 2014

doğal..

yılanın kabuk değiştirmesi gibi orta yerde acı çekiyordum,
izleyen de vardı, üzülen de..

ellerinden birşey gelmiyordu..

zynp

Pazar, Haziran 29, 2014

böyleyken böyle.. (2)

sonra dedi ki; gidiyorum, yalnız kalmak istiyorum

su serpildi içime,
gözümden taşan odur..

zynp

Cumartesi, Haziran 21, 2014

dikiş tutmuyor..

dünya kocaman
boşluk kocaman
ben küçücüğüm..

gelip dikiyorsun o koca deliği,
iğneyi ara ara bana da batırarak..
yanlışlıkladır diyorum
oysa hoşuna gidiyor

cüretkar cümlelerin, pamuk ipliği gibiler
boşluk dikiş tutmuyor
ya da sen vazgeçiyorsun her defasında

kocaman kalbimde kayboluyorsun ara ara
batıp çıkınca nefessiz kalıp korkuyorsun
ben böyle sevebiliyorum, elimden bir şey gelmiyor.


dünya kocaman
boşluk kocaman
ben küçücüğüm
sen de "yok" oluyorsun bir anda..



zynp

Salı, Haziran 03, 2014

anlaştık mı?..

ben şımartılarak sevildim hep.. 
hor görülmeye, yok sayılmaya, sıradan olmaya alışkın değilim.. 
yapma..

hep öpüldüm, okşandım, koklandım..
uzağımda durma..

sözcükler de kırdı kalbimi sessizlik kadar..
yine de sen anlat hep, 
hep konuş,
sessiz kalma..

zynp

Salı, Mayıs 27, 2014

yaşamak için ölümü kabullenirsin..

her şeyin üstesinden gelebilirsin, ölümü sadece kabullenirsin;

iyi ya da kötü yaşamak için başka şansın olmadığını bilirsin.


zynp