ağzıma, bi' karamel tadı geliyor sen aklıma gelince;
elimde değil gülümsüyorum..
zynp
Salı, Kasım 25, 2008
Perşembe, Kasım 13, 2008
pardon bakar mısınız?..
alıcı gözle bakınca sana,
mükemmel değil gördüğüm belki ama;
güneşli bir ferahlık da var, deniz kokan bir karanlık da..
alıcı gözle baktım da sana;
mükemmeli ne edeyim dedim, sen de bi baksan bana..
zynp
mükemmel değil gördüğüm belki ama;
güneşli bir ferahlık da var, deniz kokan bir karanlık da..
alıcı gözle baktım da sana;
mükemmeli ne edeyim dedim, sen de bi baksan bana..
zynp
elde var sıfır..
tek başımızayken ne kadar değerliydik oysa,
toplamaya çalışınca bi' halt etmedik..
zynp
toplamaya çalışınca bi' halt etmedik..
zynp
bence biz en çok..
dar, sallanan bir köprüydü aramızda kurulan,
taşır mı taşımaz mı bilemedik,
sağlam basamadık üzerine..
küçük bir kum tepeciğiydi biriken ortamızda,
'gel git'ler de daralttı alanı,
rüzgar da savurdu biraz..
ama bence biz en çok zaman aşımına uğradık..
zynp
taşır mı taşımaz mı bilemedik,
sağlam basamadık üzerine..
küçük bir kum tepeciğiydi biriken ortamızda,
'gel git'ler de daralttı alanı,
rüzgar da savurdu biraz..
ama bence biz en çok zaman aşımına uğradık..
zynp
Pazar, Kasım 09, 2008
beklemek..
bekliyor olmanın bir anlamı kalmıyordu; beklediğin bilinmediği sürece..
beklemek; beklediğine söylediğinde anlam kazanan, bir tür kendini cezalandırma, hazzı erteleyerek çoğaltma isteği, bir tür ödül belki de..
beklemek; içinde fırtınaya dönüşmeden ılık ılık esen bir rüzgar, sakince kıyıya vuran dalgalar, parmaklarının boncuk kıvrımlarında usulca gezinmesi.. beklemek; aklın çökelmesi, dinginleşmesi..
hataların bilançosu beklemek; alınan dersler, verilen sözler, atılan zarlar, şarkılardan fal tutmak..
neyse ki beklemiyorum seni...
zynp
beklemek; beklediğine söylediğinde anlam kazanan, bir tür kendini cezalandırma, hazzı erteleyerek çoğaltma isteği, bir tür ödül belki de..
beklemek; içinde fırtınaya dönüşmeden ılık ılık esen bir rüzgar, sakince kıyıya vuran dalgalar, parmaklarının boncuk kıvrımlarında usulca gezinmesi.. beklemek; aklın çökelmesi, dinginleşmesi..
hataların bilançosu beklemek; alınan dersler, verilen sözler, atılan zarlar, şarkılardan fal tutmak..
neyse ki beklemiyorum seni...
zynp
Perşembe, Eylül 04, 2008
neyse ki..
esiyordu hava neyse ki
içimi ferahlatıyordu telaşın, tereddütün, iniş çıkışların arasında/
esiyordu neyse ki
estikçe; diyemediklerimi alıyor, duyamadıklarımı getiriyordu karşılığında, içimi rahatlatıyordu/
boğazımdaki düğümleri tek tek çözüyor, gözyaşı görürse etrafta bahane oluyordu
esiyordu hava neyse ki
saçlarım uçuşarak, eteklerim havalanarak, her an yok olabilir endişesiyle yüreğim ağzımda yürüdüğüm bu uzun yol başka türlü çekilmezdi,
başka türlü doyulmazdı tadına/
başka türlü, sonunda belki bir ışık vardır umuduyla bu kadar körlemesine sadece umarak yürünmezdi/
bu kadar sineye çekilmezdi cam kırığı gibi cümleler
esiyordu neyse ki..
zynp
içimi ferahlatıyordu telaşın, tereddütün, iniş çıkışların arasında/
esiyordu neyse ki
estikçe; diyemediklerimi alıyor, duyamadıklarımı getiriyordu karşılığında, içimi rahatlatıyordu/
boğazımdaki düğümleri tek tek çözüyor, gözyaşı görürse etrafta bahane oluyordu
esiyordu hava neyse ki
saçlarım uçuşarak, eteklerim havalanarak, her an yok olabilir endişesiyle yüreğim ağzımda yürüdüğüm bu uzun yol başka türlü çekilmezdi,
başka türlü doyulmazdı tadına/
başka türlü, sonunda belki bir ışık vardır umuduyla bu kadar körlemesine sadece umarak yürünmezdi/
bu kadar sineye çekilmezdi cam kırığı gibi cümleler
esiyordu neyse ki..
zynp
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)